Hoş geldiniz! Bu yazımızda “Daha iyi bir dünya için ne yapmalıyım” konusu hakkında merak edilen detaylara birlikte göz atacağız.
Daha İyi Bir Dünya İçin Ne Yapmalıyım? Küçük Hareketlerin Büyük Hikâyesi
Sabah alarmı çalıyor. Beş dakika daha uyuyayım diye telefonu kapatıyorum. Beş dakika sonra kendimi, hayatımı sorgularken buluyorum.
“Ben neden böyleyim?”
Bunu sorarken bir yandan da mutfağa gidip kahve yapıyorum. Çünkü insanlık tarihinin en büyük sorunlarından biri olan “dünyayı kurtarma” meselesini aç karnına çözmek pek mümkün değil. Önce kahve.
İzmir’de yaşayan 25 yaşında biri olarak bazen kendimi çok komik bir çelişkinin içinde buluyorum. Arkadaş ortamında en saçma esprileri yapan, herkes gülsün diye anlamsız taklitler yapan kişi benim. Ama eve geldiğimde kafamın içinde küçük bir toplantı salonu kuruluyor.
“Dün çöpe attığın plastik şişe gerçekten gerekli miydi?”
“Yaşlı komşunun poşetlerini taşımayı neden bazen unutuyorsun?”
“Daha iyi bir dünya için ne yapmalıyım?”
Beynim sanki gece vardiyasındaki bir güvenlik görevlisi gibi. Her şeyi kontrol ediyor, her kapıyı açıp bakıyor. Bazen fazla çalışıyor olabilir ama galiba bu soruları sormak bile güzel bir başlangıç.
Çünkü daha iyi bir dünya, sadece büyük liderlerin, ünlü insanların veya dünyayı değiştirecek mucize fikirlerin işi değil. Bazen apartman girişindeki bir selamda, sokaktaki bir kedinin önüne bırakılan bir kap suda, trafikte verilen küçük bir sabır payında saklı.
Dünyayı Değiştirmek İçin Önce Kendi Salonundan Başla
Büyük hayaller kurmayı seviyoruz. Dünyayı kurtarmak kulağa oldukça havalı geliyor.
Mesela bir sabah uyanıp:
“Bugün insanlık için büyük bir adım atacağım.”
demek istiyoruz.
Sonra kalkıyoruz, kahvaltı yapıyoruz, çorabımızın teki kayboluyor ve bütün motivasyon gidiyor.
Gerçek hayat biraz böyle.
Ben de bazen sosyal medyada çevre sorunlarıyla ilgili bir video izleyip çok etkileniyorum.
“Artık her şeyi değiştireceğim.”
diyorum.
Sonra markete gidiyorum, kasada poşet lazım mı diye sorulunca iki saniye düşünüyorum.
“Yok, teşekkürler.”
İşte küçük zafer.
Sonra eve gelip masanın üzerinde duran eski faturaları görünce çevre kahramanlığım biraz sarsılıyor.
Ama mesele kusursuz olmak değil. İnsan dediğimiz varlık zaten biraz komik bir canlı. Bir yandan dünyayı korumak istiyoruz, diğer yandan sabah kahvemizi bulamayınca hayatın anlamsız olduğunu düşünüyoruz.
Daha iyi bir dünya için ne yapmalıyım sorusunun cevabı belki de önce kendimize şu soruyu sormaktan geçiyor:
“Bugün bulunduğum yeri, dünden biraz daha güzel bırakabilir miyim?”
Küçük İyilikleri Küçümsememek
Bazı insanlar iyilik yapınca büyük bir sahne bekliyor. Sanki arkada müzik çalacak, kamera yavaşça yaklaşacak ve herkes alkışlayacak.
Ama gerçek hayatta çoğu iyilik sessizdir.
Birinin otobüste yaşlı birine yer vermesi.
Yerde gördüğü çöpü alıp çöpe atması.
Apartmanda karşılaştığı komşuya gerçekten “Nasılsınız?” diye sorması.
Bunlar küçük görünüyor olabilir ama hayat zaten küçük anların birleşiminden oluşuyor.
Geçen gün İzmir’de sahilde yürürken birinin bankta oturan yaşlı bir amcaya simit verdiğini gördüm. Büyük bir olay değildi. Haberlerde çıkacak bir şey değildi. Ama o an düşündüm:
Belki o amcanın günü biraz daha güzel oldu.
Belki o kişi de eve giderken kendini biraz daha iyi hissetti.
Belki iyilik bulaşıcıdır.
Kötü haberler hızlı yayılıyor ya, keşke güzel davranışlar da onlar kadar hızlı yayılsa. Mesela biri arkadaşına yardım etse, onun arkadaşı başka birine destek olsa… Bir anda dünya “beklenmedik şekilde güzel” bir yere dönüşebilir.
İnsanlara Daha Nazik Davranmak Bir Süper Güç Olabilir
Bazen nezaketi çok basit görüyoruz.
Ama günümüzde birine sabır göstermek neredeyse özel yetenek gibi oldu.
Özellikle trafikte.
İzmir trafiğinde sabırlı kalabilen kişinin madalya alması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bazen herkes aynı anda acele ediyor gibi.
Bir araç önüme kırdığında iç sesim hemen konuşmaya başlıyor:
“Tamam, sakin ol. Belki önemli bir yere gidiyor.”
İkinci saniye:
“Ama neden sinyal vermedi?”
Üçüncü saniye:
“Sen de mükemmel değilsin, geçen hafta park ederken üç hamle yapmıştın.”
İşte kendimle yüzleştiğim anlar.
İnsanları değiştirmeye çalışmadan önce kendimizi biraz eğitmemiz gerekiyor. Daha anlayışlı olmak, daha fazla dinlemek, hemen yargıya varmamak dünyayı gerçekten değiştirebilecek davranışlar.
Çünkü herkes kendi görünmeyen mücadelesini taşıyor.
Markette kasada yavaş hareket eden kişi belki yaşlı annesiyle ilgileniyordur.
Otobüste dalgın duran kişi belki zor bir gün geçiriyordur.
Yanımızdan geçen insanın hikâyesini bilmiyoruz.
Bazen ihtiyacımız olan tek şey biraz daha insan olmak.
Çevre İçin Yapabileceklerimiz Sandığımızdan Daha Fazla
Çevre konusu açılınca birçok kişi hemen büyük projeler düşünüyor.
“Ben nasıl okyanusları temizleyeceğim?”
“Ben nasıl bütün ormanları kurtaracağım?”
Haklı sorular.
Ama önce kendi hayatımızdaki küçük noktaları değiştirebiliriz.
Daha az israf etmek.
Gereksiz tüketmemek.
Doğaya zarar veren alışkanlıklarımızı fark etmek.
Bazen evde ışığı kapatmak bile önemli bir adımdır.
Gerçi itiraf ediyorum, annem yıllardır bu konuda benden daha başarılı.
Ben küçükken odadan çıkarken ışığı açık bırakırdım.
Annem:
“Elektrik şirketine ortak mı oldun?”
diye sorardı.
O zaman anlamazdım ama şimdi düşünüyorum, bazı çevre dersleri okulda değil evde öğreniliyor.
Dünya bize ait bir eşya değil. Biz onun misafiriyiz. Misafir olduğumuz yerde nasıl davranıyorsak, gezegenimize de öyle davranmalıyız.
Daha İyi Bir Dünya İçin Ne Yapmalıyım? Cevabı Bazen Bir Gülümsemede Saklıdır
Hayat çok ciddi bir yer gibi görünüyor.
Haberler, ekonomik sorunlar, çevre problemleri, insanların birbirine karşı tahammülsüzlüğü…
Bunların hepsi insanı yoruyor.
Ama sürekli karamsar kalmak da çözüm değil.
Bazen bir arkadaş ortamında yapılan samimi bir şaka bile insanın gününü değiştiriyor.
Ben bunu çok görüyorum.
Arkadaş grubunda biri moral olarak kötü olduğunda hemen komik bir şey söylemeye çalışıyorum. Çünkü bazen doğru cümleyi bulamazsınız ama küçük bir kahkaha bir kapı açabilir.
Tabii her sorunu espriyle çözemeyiz. Keşke öyle olsaydı. Dünya sorunları karşısında elimizde sadece mizah olsa muhtemelen herkes toplantılara palyaço kıyafetiyle giderdi.
Ama mizah bize dayanma gücü verir.
Kendimize gülebilmek, hatalarımızı kabul edebilmek ve yeniden denemek insan olmanın güzel taraflarından biridir.
Gelecek İçin Bugünden Bir Şeyler Yapmak
Daha iyi bir dünya hayali bazen çok uzak görünüyor.
Ama aslında gelecek, bugün yaptığımız küçük seçimlerden oluşuyor.
Bir çocuğa güzel davranmak.
Bir hayvana yardım etmek.
Bir arkadaşımızı gerçekten dinlemek.
Bir yanlış yaptığımızda özür dilemek.
Bunların hepsi geleceğe bırakılan küçük notlar gibi.
Belki yıllar sonra kimse bizim ismimizi hatırlamayacak.
Belki yaptığımız iyiliklerin çoğunu kimse görmeyecek.
Ama zaten iyi şeylerin değeri alkış almak değildir.
Bir ağaca su vermek için ağacın teşekkür etmesini beklemeyiz.
Birine yardım ederken karşılığında ödül istemeyiz.
Çünkü bazı şeyler sadece doğru olduğu için yapılır.
Kendimize Karşı da İyi Olmayı Unutmamak
Daha iyi bir dünya için uğraşırken kendimizi tamamen unutmak da doğru değil.
Bazen insan herkese yetişmeye çalışırken kendi enerjisini tüketiyor.
Ben de bunu sık sık yapıyorum.
Birilerine destek olayım derken kendi işlerimi erteliyorum.
Sonra gece yarısı:
“Ben neden hiçbir şeye yetişemiyorum?”
diye düşünüyorum.
Cevap basit:
Çünkü aynı anda hem dünyayı kurtarmaya hem de çamaşır toplamaya çalışıyorum.
İnsan önce kendi içindeki dengeyi bulmalı.
Kendine iyi davranan insan, çevresine de daha fazla iyilik verebilir.
Dinlenmek, öğrenmek, hata yapmak, gelişmek… Bunların hepsi bu yolculuğun parçası.
Son Söz: Büyük Değişimler Küçük İnsanlardan Başlar
Daha iyi bir dünya için ne yapmalıyım diye düşündüğümüzde bazen çok büyük cevaplar arıyoruz.
Oysa cevap çoğu zaman günlük hayatın içinde gizli.
Daha anlayışlı olmak.
Daha az zarar vermek.
Daha çok paylaşmak.
Daha fazla dinlemek.
Daha sık gülümsemek.
Belki bugün dünyayı tamamen değiştiremeyiz. Ama bulunduğumuz sokağı, ailemizi, arkadaş çevremizi ve kendi davranışlarımızı değiştirebiliriz.
Büyük değişimler tek bir kişinin dev adımıyla değil, milyonlarca insanın küçük adımlarıyla oluşur.
Belki yarın sabah yine alarmı erteleyeceğim.
Belki yine kahvemi içerken hayatı sorgulayacağım.
Belki yine arkadaş ortamında saçma bir espri yapıp herkesi güldüreceğim.
Ama içimde küçük bir düşünce kalacak:
Bugün dünyayı biraz daha güzel bir yer yapacak ne yaptım?
Bazen iyi bir insan olmak için kahraman olmaya gerek yoktur.
Sadece insan olmak yeterlidir.