İçeriğe geç

Bilmemezlikten gelmeye ne denir ?

Bilmemezlikten Gelmeye Ne Denir?

Bilmemezlikten gelmek, çoğumuzun hayatında en az bir kez kullandığı, sıklıkla karşılaştığı ve belki de çoğu zaman farkında bile olmadan yaptığı bir davranış biçimi. Fakat, bu tutumun sadece kişisel bir tercih mi yoksa sosyal bir alışkanlık mı olduğunu sorguladığımızda, işler biraz daha karışıyor. Ben de bir zamanlar bu soruyu kendime sordum. Ancak, cevaplarım bir ekonomi öğrencisinin ve veriyle uğraşmayı seven birinin bakış açısıyla şekillendi: Bilmemezlikten gelmek, sadece bir savunma mekanizması değil, aynı zamanda bir alışkanlık, bir sosyal strateji ve çoğu zaman bir kolaycılık aracı.

Bilmemezlikten Gelmek Nedir?

Bilmemezlikten gelmek, aslında en basit haliyle, bir durumu ya da gerçeği bilmemek veya anlamamak gibi görünebilir. Ama, biraz daha derine inersek, bunun bir sosyal davranış biçimi olduğunu fark ederiz. Çoğu zaman, insanların duymak ya da görmek istemedikleri bir şeyle karşılaştıklarında, gözlerini kapatmaları ya da kulaklarını tıkamaları gibi bir davranışa dönüşür.

Özellikle günümüz dünyasında, bilgiye erişimin kolaylığıyla birlikte, pek çok kişi kendisini bazı gerçeklerden, sorunlardan ya da zorluklardan uzak tutmak için “bilmemezlikten gelme” yoluna gider. Çünkü, bu, karşılaştıkları olumsuzluklarla baş etmenin en kolay yolu gibi görünür. Ama tabii ki, bu her zaman bir çözüm değildir.

Çocuklukta Bilmemezlikten Gelmek

Çocukken, çok daha basit bir şekilde yaşardık ve dünyayı daha masum bir gözle görürdük. Bir şeyi yapmadığımızda, ya da yapmak istemediğimizde, “Ben bilmiyorum!” der geçerdik. Hatta bazen, gerçek anlamda bilmediğimiz bir durumu, “Yok, öyle bir şey olmadı!” diyerek geçiştirirdik. Çocukken bu şekilde davranmak, normal bir şey gibi görünse de, büyüdükçe bu “bilmemezlikten gelme” davranışının aslında hayatımızın her aşamasına nasıl yerleştiğini fark etmeye başlarız.

O zamanlar, annemin hep dediği bir şey vardı: “Kendini kandırma, sonunda fark edeceksin.” Ama işte, zamanla fark ediyorsunuz ki, bazen kendimizi kandırmak, özellikle de zor ve karmaşık durumlarla yüzleşmektense daha kolay olabiliyor.

İş Hayatında Bilmemezlikten Gelmek

İş dünyasında, ekonomik verilerle uğraşırken, pek çok kez şahit olduğum bir şey var: İnsanlar, zor bir sorunu görmezden gelmeye eğilimlidir. Mesela bir proje, belirli hedeflere ulaşamadığında, bazen yöneticiler ya da ekip üyeleri, başarıya ulaşamamış olsalar bile, durumu “iyi” gibi göstermek için bu bilgiyi yok sayarlar. Bilmemezlikten gelme, bazen sadece bir kararın ertelenmesi olarak başlayabilir, ama uzun vadede ciddi problemlere yol açabilir.

Ankara’da bir finansal analiz firmasında çalışırken, en dikkat çekici şeylerden biri, şirketlerin bazen pazar araştırmalarında gördükleri verileri nasıl manipüle ettikleriydi. Bu tür durumlarda, bazı şirket yöneticileri, sorunların gerçek boyutlarını anlamamak ya da kabul etmemek için verileri görmezden gelirlerdi. Herkes, masanın etrafında bir tür “bilmemezlikten gelme” dansı yapıyordu. Çünkü daha kolay olan şey, sorunu yok saymak ve hızlıca bir çözüm bulmuş gibi yapmak.

Bunun bir örneğini, geçtiğimiz yıl yaşadığım bir toplantıda gözlemledim. Şirketin liderleri, yerel pazarda rakiplerin hızla büyüdüğünden haberdardı ama bunun yaratacağı tehdidi gündeme getirmemek için her seferinde “Bunu şu an konuşmamıza gerek yok” diyerek meseleyi geçiştiriyorlardı. Ama bir noktada gerçekler herkesin yüzüne çarptı ve o zaman her şey çok daha pahalıya mal oldu.

Sosyal Hayatta Bilmemezlikten Gelmek

Bilmemezlikten gelmek, yalnızca iş dünyasında karşımıza çıkan bir durum değil. Çevremizde de sıkça gördüğümüz bir davranış biçimi. Düşünsenize, bir arkadaşınız size ciddi bir konuda yardım talebinde bulunduğunda, eğer bu sizin baş etmekte zorlanacağınız bir konuysa, çoğu zaman sessiz kalmayı ya da cevap vermemeyi tercih edersiniz. Ya da çok basit bir örnek vermek gerekirse, bir arkadaşınızın yanlış bir şey yaptığını fark ettiğinizde, bu durumu görmezden gelirsiniz çünkü o an için ona müdahale etmek, ilişkinizi zorlaştırabilir.

Çevremde, özellikle de sosyal medyada çokça karşılaştığım bir davranış da bu “bilmemezlikten gelme” türüdür. İnsanlar, kimi zaman karşıladıkları içeriklerin gerçeği yansıtmadığını çok iyi bilirler ama bazı paylaşımları görmezden gelir, ya da “bu konu beni ilgilendirmiyor” diyerek göz ardı ederler. Bu, toplumsal bir savunma mekanizması gibidir; zorlayıcı ve karmaşık bir gerçeği kabul etmek yerine, daha rahat bir dünyada yaşamak isteriz.

Ekonomik Perspektiften Bilmemezlikten Gelmek

Ekonomiye baktığımızda, “bilmemezlikten gelme” aslında çok derin sosyal ve ekonomik etkiler yaratabilir. Mesela, pek çok hükümet, toplumdaki gelir eşitsizliği gibi sorunları görmezden gelerek ekonomik büyüme rakamlarına odaklanır. Ya da bir işletme, iç borçlarını gizleyerek finansal raporlarını olumlu göstermeye çalışır. Bütün bunlar kısa vadede başarılı gibi görünse de, uzun vadede ciddi krizlere yol açabilir.

Bir ekonomist olarak, finansal krizlerin temel sebeplerinden birinin bu tür “bilmemezlikten gelme” tavrı olduğunu gözlemledim. Yatırımcılar, pazarın durumunu iyi analiz etmeden yatırımlarını yaparlar, tüketiciler ise gelirlerini aşan harcamalar yaparak borçlanırlar. Nihayetinde, bu durumlar büyük ekonomik sarsıntılara yol açar. Yani, ekonomide “bilmemezlikten gelmek” daha sonra herkesin cebine yansıyacak şekilde kendini gösterir.

Sonuç: Bilmemezlikten Gelmek Bir Çözüm Mü?

Bilmemezlikten gelmek, kısa vadede kolay bir çözüm gibi görünebilir. Ancak, çoğu zaman bu davranışın uzun vadede yaratacağı sorunlar, başlangıçtaki rahatlığa değmez. Hem kişisel hayatımızda hem de toplumda, gerçekle yüzleşmek ve sorunları çözmek, her zaman daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir yol olacaktır.

Bir ekonomi öğrencisi ve veri analizine meraklı biri olarak, verilerle mücadele etmek ve zorluklarla yüzleşmek gerektiğini savunuyorum. Bu, sadece ekonomik sorunlar için geçerli değil, hayatın her alanında karşımıza çıkan bir gerçek. Bilmemezlikten gelmek, belki bir süreliğine rahatlatabilir, ama sonunda gerçekler her zaman ortaya çıkar ve bunlarla yüzleşmek zorunda kalırız.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
hiltonbet twitter